KAHROLSUN SİYONİST KATİL İSRAİL VE DESTEKÇİSİ KATİL ABD.

DAMN IT TO ZIONIST MURDER ISRAEL AND THEIR SUPPORTER MURDER USA



WE ARE PROTESTING THE GENOCIDE IN GAZA.ISRAEL IS A TERRORIST STATE AND KILLING CIVILIANS ,CHILDRENS,WOMANS AND BABYS.BECAUSE THEY ARE NOT HUMAN.ALL OF THEM ARE WAMPIRES.


GO TO HELL
TERRORIST ISRAEL AND MURDER USA.

.

 

                        

 



Televizyongazetesi.com’un hergün ekranlar aracılığıyla evlerimize konuk olan spiker-sunucu-programcılarla yaptığı röportajlar CNNTÜRK’ün başarılı spikerlerinden Pelin Çift ile devam ediyor.

İyi bir eğitime ve güzel bir fiziğe sahip olan Pelin Çift, ekranda da rahat ve akıcı sunumuyla mesleğini başarıyla sürdürüyor.

O, "Lefkoşa-İstanbul seferini yaparken kaçırılan uçaktaki korsanı telefona istedi" şeklindeki haberlerle bir süre basında konu olmuş, tarihe geçecek bir olaya imza attığı yazılmıştı... Bu haberlerden bir hayli etkilenen Pelin Çift, yaptığı açıklamada ’haberin doğru olmadığını’ belirtmişti. Çift, yapmadığı birşey nedeniyle yadırganmasına çok üzüldüğünü söylüyor.

Ekranların güzel ve başarılı ismi Pelin Çift ile mesleğini, televizyon yayıncılığını ve hedeflerini konuştuk...

İşte televizyongazetesi.com’un soruları ve Pelin Çift’in yanıtları:



1-Spikerlik nasıl bir meslek ve siz neden spikerliği tercih ettiniz?

PELİN ÇİFT:
Spikerlik, hem çok keyifli hem de zorlukları olan bir meslek ama zorluklarının tam kavranabildiğini düşünmüyorum. Sadece süslenip ekran karşısına geçip akan yazıyı okumaktan ibaret sananlar var. Oysa özellikle haber kanalında çalışan spikerlerin işi gerçekten zor. Gündeme hakim olmak; anında güncellenen haberleri doğru aktarmak; bağlantılarda detay alabilmek için doğru soruları yöneltmek; kriz anlarında yayını, fazla tekrara düşmeden, tansiyonu yükseltmeden, tempolu bir anlatımla yürütmek bizim işimiz. Spikerliği tercih etmemin nedenleri, aslında tüm bu saydıklarım. Kişinin kendini geliştirmesine imkan tanıyan bir meslek. Hiçbir zaman televizyonun hayalini kurmamıştım. Kısa bir süreliğine, okurken iş hayatını tanımak, harçlığımı çıkarmak amacıyla başladım, çok hoşuma gitti ve devam ettim.

2-İyi bir eğitiminiz var. Mesleğinizde de başarılısınız, aynı zamanda CNNTÜRK gibi önemli bir kurumda çalışıyorsunuz. Birçok insanın hayalini yaşadığınızı ve birçok kişi tarafından kıskanıldığınızı düşünüyor musunuz?

PELİN ÇİFT:
Kıskanıldığımı düşünmüyorum ama birçok kişinin bu mesleğin hayalini kurduğunun farkındayım. Spiker olmaya hevesli insanlarla tanışıyorum, mesleğe meraklı genç arkadaşlar, stajyer olarak haber merkezimizde dönem dönem çalışıyor ve detaylı sorular soruyorlar. Ben de elimden geldiğince onları doğru yönlendirmeye çalışıyorum. Ama haber merkezindeki koşuşturmaya şahit olanlar, ne derece bunun hayalini yaşatıyor bilemem.



3-Oldukça fazla sayıda erkek hayranınız olduğunu biliyoruz. Hatta ekşi sözlük’te sizinle ilgili bir sayfa var ve güzelliğiniz ile ilgili yazılar bulunuyor. Siz kendinizi güzel buluyor musunuz ve güzelliğinizin işinizin önüne geçtiğini düşünüyor musunuz?

PELİN ÇİFT:
Kendimle ilgili yorum yapmak istemem ama çirkin olmadığımın farkındayım demek en doğrusu sanırım. Televizyon görsel bir mecra, dolayısıyla kişinin güzel ya da yakışıklı olması, ona ancak avantaj sağlar. İşin önüne geçip geçmediğine gelince.. Bu, izleyenin bakış açısına, zihninden geçenlere ve “ne” izlediğine bağlı.. Bir izleyici olarak, benim tercihim her zaman doğru hazırlanmış haberi, ekran karizması- ekran enerjisi olan bir kişiden izlemektir, güzel ya da yakışıklı olmasının bir önemi yok.

4-Canlı yayınlardaki performansınız dikkat çekiyor. Elinizde çok az bilgi olduğu halde saatlerce yayın yapmak zorunda kalabiliyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

PELİN ÇİFT:
O tarz sıcak yayınlarda tamamen meseleye konsantre olurum. Yönetmenden gelecek bilgiye ve komuta odaklanırım. Soğukkanlı hareket edebilmek ve kendine güvenmek çok önemli. Bir de, en önemlisi tecrübe. Nasıl suya girmeden yüzmeyi öğrenemezseniz, canlı yayın da aynen öyle.. Bu konuda şanslıyım çünkü sıcak haberin, ben yayındayken patladığı çok oldu.

5-Uçak kaçırma meselesinde ’korsanı telefona istedi’ şeklinde haberler çıkmıştı. Siz de bunun doğru olmadığını açıklamıştınız. Hakkınızda çıkan bu tür haberler sizi nasıl etkiliyor?

PELİN ÇİFT:
Herkes gibi, olmayan bir mevzu üzerine yadırganmak, tartışılmak, ayıplanmak vs. hoşuma gitmedi. Mesleğimle ilgili olmasaydı, bu denli üzülmezdim.



6-Canlı yayınlar sırasında gaf ve pot kırdığınız oldu mu? Birkaç örnek verebilir misiniz?

PELİN ÇİFT:
Muhakkak olmuştur ama dil sürçmeleri dışında aklıma gelen bariz bir hata yok.

7-Haber spikerliği dışında televizyonda yapmak istediğiniz bir proje var mı?

PELİN ÇİFT:
Kafamda bir proje geliştirmemiştim ama sizin sorunuz üzerine şu cevabı verebilirim: Röportajlar yapmak, hem eğlenceli hem de öğretici olabilir. Yaşam tarzlarıyla, fikirleri, farklılıkları ve ürettikleriyle ilham veren kişilerle röportaj yapmak isterim.

8-Mesleki kariyer olarak hedefiniz nedir? Sizi ileride hangi noktalarda görebiliriz?

PELİN ÇİFT:
Hiçbir tahminim yok . Hedef belirlemedim çünkü bu sektörün sizi nereye taşıyacağı ya da süpüreceği belli olamıyor maalesef. Dolayısıyla şu an için sadece işimi iyi yapmaya özen gösteriyorum, şartlara gore tercih yapacağım.

9-Rekabet halinde olduğunuz haber kanallarını değerlendirdiğinizde CNNTÜRK hangi noktada bulunuyor?

PELİN ÇİFT:
CNNTÜRK en ön sıralarda çünkü CNNTÜRK çok büyük bir marka. Ülkemizdeki en büyük iki haber kanalından biri. Haber izlemek isteyenlerin tercih ettiği, bünyesinde kaliteli habercileri bulunduran bir kurum. Sadece bültenleriyle değil, programlarıyla da konuları farklı açılardan ele alıyor. Perspektifi geniş tutuyor.

10-Türkiye’deki televizyon yayıncılığı hakkında ne düşünüyorsunuz?



PELİN ÇİFT:
Türkiye’deki televizyon yayıncılığı teknik anlamda büyük bir hızla ilerlese de içerik bakımından aynı şeyi söyleyemiyorum. Televizyonlar ticari kurumlar olduğu için, çoğunluğun profili hangi çaptaysa, işler de o düzeyde seyrediyor. Kısa sürede kotarılan, az elemanla, mümkün olan en düşük maliyetli işler tercih ediliyor. Maalesef henüz kendi formatlarımızı üretemiyoruz. Türk televizyonlarında çoğunlukla, bilgilendirmeye yeltenilen programlar genellikle sıkıcı; eğlenceli olmaya çalışılanlarda maalesef kalitesiz işler ortaya çıkıyor. İstisnalar elbette var. Çok kaliteli bazı televizyon dizileri ve programlar ekranlara geliyor. Zamanla ideali yakalayabiliriz diye düşünüyorum. Örneğin İz TV, Türk televizyonculuğunun yüz aklarından biri. Mehmet Yaşin ile Lezzet durakları ve Avrupa Yakası türlerinin en iyi örneklerinden.

11-Bize kısaca özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

PELİN ÇİFT:
Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’ni, ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdim. Galatasaray Üniversitesi Radyo-Televizyon Gazeteciliği Bölümü’nde, "Özel Televizyonların Yapısal Özelliklerinin Haber Oluşumuna Etkileri: Ekonomi-Politik İnceleme" adlı Fransızca tez ile yüksek lisansını tamamladım. Fransızca ve İngilizce biliyorum. Mesleğe 1997 senesinde NTV’de başladım. Yüksek lisans eğitimi alırken 2 sene ara verdim. Sky Türk’te çalışırken, gelen teklif üzerine, CNN TÜRK’e geçtim.

Teşekkür ederiz...

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ
YASAL UYARI: Sayfalarımızda "KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ" ibareli haberlerin her hakkı saklıdır... Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

 

.

 

BURCU ESMERSOY SİTESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYIN

 

İki yıl önce Fransa'daki Formula 1 yarışlarında tanıştığı Ferrari Formula1 sponsor ve reklam müdürü Massimo Cusimano ile evlenerek İtalya'ya gelin giden Burcu Esmersoy Cusimano, Hello! dergisine verdiği röportajda ilginç itiraflarda bulundu.1997'de katıldığı güzellik yarışmasında dördüncü seçilen Esmersoy, kendisini güzel bulmadığını belirtip 'Burnum ve gözlerim küçük.


 İtalya'ya yerleşen spor spikeri Burcu Esmersoy anlattı: "Sabah uyanır uyanmaz kocama kahvaltısını hazırlıyorum. Sonra İtalyanca kursuna ve spora gidiyorum... Massimo, Almanya'da bir Türk'ün Ferrari'sine LPG taktırdığını söyleyince çok utandım."Ferrari yöneticilerinden Massimo Cusimano ile evlenerek, İtalya'ya yerleşen spor spikeri Burcu Esmersoy çok mutlu. Maranello Kasabası'nın 'Türk gelin'i Burcu, kocası için "O benim diğer yarım" diyor da başka bir şey demiyor '.

 Ayrıca üç-dört santim daha uzun olmayı isterdim' dedikten sonra ekledi: 'Bir anı bir anına uymayan, kahvaltı masasında bile keyif yapamayacak kadar hiperaktif olan, kendini güzel bulmayan bir kadınım ben..
CNN Türk'ün spor spikerliğini yaparken, iki ay önce İtalyan Massimo Cusimano ile evlenen Burcu Esmersoy, daha önce de birçok evlilik teklifi aldığını ama kimsenin kendisini kocası kadar çok sevmediğini söyledi. Yaşadığı hayal kırıklıklarının ardından erkeklere olan inancını yitirdiğini ve kaybettiği güveni Massimo Cusimano sayesinde geri kazandığını anlatan Esmersoy, hislerini şöyle ifade etti: "Onun bana gerçekten aşık olduğuna inandım. Kimse beni Massimo kadar sevmedi. Ben de kimseyi onun kadar sevmedim. Eski flörtlerim bu röportajı okuyunca kırılabilir ama ben Massimo'nunki gibi bir sevgi görmedim."

'BÜYÜK BİR ZEVKLE...'
Evlendikten sonra İtalya'nın Maranello Kasabası'na yerleşen Burcu Esmersoy, Tuğçe Kazaz gibi dinini değiştirmeyeceğini bir kez daha vurgulayarak, "Burada da orucumu tutup, duamı edeceğim" dedi. İtalyanlar'ın 'Türk gelin' olarak hitap ettiği Burcu Esmersoy, evliliğini anlattı:

* Eşinizle ilişkiniz nasıl başladı? Fransa'daki Formula yarışlarında tanıştık. Padok alanına girmem gerekiyordu. Röportajlarımı yaptıktan kısa bir süre sonra Massimo yanıma gelip 'Yorgunsun galiba' dedi. Fransa'da aramızda sadece bu konuşma geçti. Sonraki yarış Almanya'daydı. Almanya dönüşü telefonuma bir mesaj geldi: 'Önümüzdeki hafta Budapeşte'de Placido Domingo konserine gelmek ister misin?' Ben de başımdan savmak için 'büyük bir zevkle' dedim. Çünkü 'hayır' desem 'neden' diye mesaj atacak; diyalog uzayıp gidecekti.

* Demek ki, ilk zamanlar senin cephende elektriklenme olmadı.. Ben öyle kolay kolay kimseden elektrik alan bir insan değilim. Hatta telefonla beni aramasına rağmen ondan hep kaçtım. Sonra dayanamadım 'ben seninle konsere de gelemeyeceğim" diyerek kesip attım. Massino ise hiç vazgeçmedi, yemeğe çıkma teklifinde bulundu. Sonra baş başa yemek yedik ve sonra da çıkmaya başladık.

'BANA YÜZÜK HEDİYE ETTİ'
* Evlenme teklifi nasıl geldi? Çok ilginç ama Massimo beni tanıdıktan iki gün sonra benimle evlenme kararı almış. İstanbul yarışı sırasında padokta görüştük. İstanbul yarışından önce bana bir yüzük hediye etti. Benim de yüzüğe alerjim vardır. Takacaksam söz, nişan ya da evlilik yüzüğü takmak isterim. Ben yüzüğü geri çevirdim. O da bana 'bu yüzük seninle evleneceğime dair sözümün yüzüğü' deyince inanamadım. Paris'e gitmeyi teklif etti ve ben de kabul ettim. Otele yerleşince evlenme teklif etti; ben de kabul ettim. Ve anladım ki; Massimo benim diğer yarım.

'GÖZLERİ AŞK DOLU'
* Massimo'nun hayatına giren diğer erkeklerden farkı ne? Çünkü üç ay gibi kısa bir sürede onun evlilik teklifini kabul ettin. Hayatıma giren bütün erkeklere saygım sonsuz ama Massimo bana aşk dolu gözlerle bakıyor, beni gerçekten çok seviyor. Beni sevdiğini sözleriyle değil hareketleriyle belli ediyor. Birlikte yaşlanmak istediğim bir erkek Massimo. Benim birlikte olduğum insanlara gelirsek; hepsi büyük sorumlulukları olan erkeklerdi. Önce işleri geliyordu. Ama benim kocamın önceliği, benim. Ben daha önce bu kadar sevmedim ve sevilmedim.

* Daha önce evlilik teklifi aldın mı? Çok aldım ama iyi ki evlenmemişim. Onlara 'hayır' dememiştim ama flört dönemi uzayıp gidince bir şekilde olmadı. Hayal kırıklığı yaşadığım ilişkilerim olduğu için erkeklere güvenim kalmamıştı.

* İtalyan bir erkekle evli olmanın avantajları neler? Türk erkeklerinin çok çeşitli kıskançlıkları var. 'Dekolte giyme, eteğin kısa olmasın, bikininin arkasını açma' derler. Benim kocamda böyle bir kıskançlık yok. Large bir adam değil ama gereksiz kıskançlıkları yok. Bir de artık vize kuyruğuna girmiyorum.

* Türkiye'de çok başarılı bir spor spikeriyken her şeyi bırakıp İtalya'ya gittin. Korkuların olmadı mı? Massimo bana yakın olmak için her şeyden fedakârlık yapmaya hazırdı. İşinde bu kadar başarılı olan bir insana 'gel buraya yerleş' diyemezsin. Bu fedakarlığı onun için ben yaptım. Ama çalışmayı özlüyorum.

* Tuğçe Kazaz aşkı uğruna dinini değiştirdi. Massimo'dan sana böyle bir teklif geldi mi? Tuğçe din değiştirerek kocasına bir jest yaptı ama o jesti ben Massimo'ya yapmam. İtalya'da da orucumu tutacağım.

* Sabah uyanır uyanmaz kocama kahvaltısını hazırlıyorum. Sonra İtalyanca kursuna ve spora gidiyorum. Bol bol bisiklet kullanıyorum. Oturduğumuz ev ile Massimo'nun işyeri arasında 5 dakikalık bir mesafe var. Bu yüzden araba kullanmıyoruz.

* Massimo, çok özel bir araba olarak gördüğü Ferrari'yi kullanmak için erken olduğunu düşünüyor. Türkiye'de ise tam aksine... 06 plakalı bir Ferrari'den kolunu sarkıtanları bile gördüm. Massimo, Almanya'da bir Türk'ün Ferrari'sine LPG taktırdığını söyleyince çok utandım. Ben İtalya'da bisiklet sürmeyi daha çok seviyorum.

.

NTV SPİKERİ ECE ÖZBEK'TEN ŞOK AÇIKLAMA!

Evli işadamı Lemi Gülman ile aşk yaşayan Ece Özbek: Az kalsın Diana gibi ölüyordum!
11 Ocak 2008 Cuma 11:29

Evli işadamı Lemi Gülman ile aşk yaşayan Ece Özbek, “Lemi Bey’in eşi aylık 50 bin YTL nafaka alabilme uğruna bizi birlikte görüntülemek için peşime dedektif taktı. Bir keresinde onlardan kaçarken Lady Diana gibi kazada ölüyordum” dedi.

NTV haber spikeri Ece Özbek evli işadamı Lemi Gülman ile birlikte olduğunu itiraf etti, ilişkisine de sonuna kadar sahip çıktı.


Lemi Bey ile ilişkiniz ne zaman başladı?


Lemi Bey ile arkadaşlığımız boşanma davasını açtıktan bir ay sonra başladı. Biz bir aydır birlikteyiz. Boşanma davası açtığını tarihiyle belgeleriyle yazılı olarak getirip önüme koydu. Bu yüzden vicdanım rahat. Çünkü ben evli bir erkekle birlikte olmam.


Peki bu haberler nereden çıkıyor?


Bu haberleri Lemi Bey’in eşi yaptırıyor. Lemi Bey’den her ay 50 bin YTL nafaka istiyor. Bu kabul edilirse boşanırmış. Peşimize dedektifler taktı. Bana tehditlerde bulunuyor. Aklınıza ne geliyorsa bütün pislikleri yaptı. Bir de özel dedektif tutarak olayı bir aksiyon filmi haline getirdi. Bu kişilerin araç plakaları bile mevcut. Bunlar mahkemeyi ilgilendiren şeyler bunların hepsi orada sunulacak. Tehditler de alıyorum. İşimden atılma, toplum önünde küçük düşürülme tehdidi alıyorum. Havaalanındaki taksiciler özel eğitim alıyorlarmış. Bir taksici bana “Bir düşmanınız var mı şu anda takip ediliyorsunuz. Sağa geçiyorum sağa geçiyor duruyorum bizi geçmiyor” dedi. İki tane araç vardı bizi takip eden. Biri önümüzde diğeri arkamızda ikisinin de plakalarını aldık. Onun tuttuğu dedektifler yüzünden az daha kaza yapacaktım. Tıpkı Lady Diana gibi az kaldı ölüyordum. Bu iş bu kadar kolay değil.


Belki eşini kaybetmek istemeyen bir kadın mücadelesi..


Hayır hayır kesinlikle nafaka için bunları yapıyor. Öyle olsa “Ben 50 bin YTL istemiyorum kocamı boşamıyorum” der.


Futbolcu Arif ile türban yüzünden evlenmediğiniz konusunun gündeme getirilmesine ne diyorsunuz?


Bu açıklamalarımdan sonra Arif Erdem ve başörtüsü konularında tedbir koyduracağım. Artık bu haberlerde ismim geçmeyecek. 4 yıl önce bitmiş bir ilişki her seferinde fırına verip hep bu konu üzerinden gündeme getiriliyorum ne oluyorum Abdullah Gül’ün altında haber oluyorum. Sanki ben sanatçı-yım. Ben işinde gücünde mazbut bir hayat yaşıyorum. 


“Ece’yi siyah camlı arabalar takip ediyor”


İşadamı Lemi Gülman, sevgilisi Ece Özbek’i savundu: “Benim Reyhan’a açmış olduğum dava boşanma davasıdır. Bu davanın Ece ile bir alakası yoktur. Bizim karı-koca olarak aramızda son 5 senedir ciddi bir geçimsizlik vardır. Biz Ece ile 1 aydır birlikteyiz. Ben Ece Hanım ile evliliğim içinde görüşmedim. Ece Hanım’ın da söylediği gibi Reyhan Hanım peşimize siyah camlı arabalar taktı. Bir tanesi Suzuki Vitara, bir tanesi Toyota Yaris.”


“Biz CIA ajanı mıyız”


Reyhan Gülman, spiker Ece Özbek’in iddialarını yanıtladı: Eşimle 22 yıldır süren bir beraberliğim var. Ben asla boşanmayı kabul etmiyorum. Ne Lemi’nin ne de benim ailem boşanmayı kabul etmiyor. Biz CIA ajanı mıyız ki peşlerine dedektif takalım. Herhalde bu hanım biraz paronayak.  NTV’den kimseyi tanımam ki onu kovdurmak için çalışayım. Her şirketin bir prosüdürü vardır. Eğer siz kişilik yaşantınızda mesleğinizin dışında bir durum sergiliyorsanız o kurumun sizi işten men etmek gibi haklara sahiptir. Ece Hanım bu yuvayı bozarken çocuğumuzun psikolojisini düşünmesi gerekirdi. Duyumlarıma göre onların ilişkileri geçen yıl Nisan ayında başladı. Bizim boşanma davamız ise 5 Kasım’da açıldı. Ben kocamı seviyorum. Uzun evliliklerde bazı hatalar olabilir. İnsanoğlu affedicidir. Sonuçta ortada bir aile ve çocuk vardır. Yuva bozan kadınlara toplumda nasıl bakıldığını hepimiz biliyoruz. Evliliklerin belli senelerinde bazen erkekler hata yapar kaçamak yapar. Burada önemli olan kadınların davranışları. Sonuçta benim kocamla resmi çıkan o.

(VATAN)

.

Ahu Özyurt

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden lisans, Columbia Üniversitesi'nden yüksek lisans derecesi bulunuyor. Daha önce CNN TÜRK Haber Merkezi'nde Gece Görüşü'nün editör sunuculuğunu yapan Özyurt, Deniz Bayramoğlu ile birlikte İş Yemeği’ni hazırlayıp sundu. 2007 yılının Kasım ayında CNN TÜRK ve Milliyet Washington muhabirliği görevine getirildi. 

CNN TÜRK'ten önce CNBC-e'de öğle kuşağında yayınlanan Finans Cafe programının editörü ve sunucusuydu. ATV ve Show TV Ankara bürosunda muhabirlik yaptı. CNN World Report programına Türkiye'den haberler gönderdi.
2001 yılındaki finansal krizi canlı yayınla duyuran Ahu Özyurt, piyasalar ve ekonomi çevrelerinin üst düzey yöneticileriyle mülakatlar yaptı. Irak Savaşı ve Kıbrıs görüşmeleri sırasında uzun soluklu özel yayınların da sunuculuğunu ve editörlüğünü yaptı. İsviçre ve New York'ta yapılan Davos Dünya Ekonomik Forumu Toplantılarına dört kez davet edildi. 1996'da Saddam Rejiminin ABD tarafından bombalandığı günlerde Bağdat'ta bulunan Özyurt, Hatemi döneminin ilk günlerinde de İran'da görev yaptı. 1994'te NBC Televizyonunun  Meet The Press programında Washington'da 6 ay staj yaptı. Bill Clinton'ın seçim sürecini  Cumhuriyet Gazetesi için takip etti ve yazdı.

1999'da Öcalan'ın İtalya'ya kaçışını iki ay boyunca Roma'dan takip etti ve bu çalışmasıyla “Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği Yavuz Gökmen Özel Ödülü”nü kazandı. 2001 yılında Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği'nin “En İyi Finans Programı Ödülü”nü aldı. Kazakistan petrolleri ile ilgili haberiyle “CNN World Report En İyi Ekonomi Haberi Ödülü” kazandı.

Özyurt, İngilizce ve İtalyanca biliyor.
.

« Önceki ::